onkoloji-2

Kanser tanısı alan bireylerde olumsuz duyguların ortaya çıkması çoğunlukla kaçınılmazdır. Anksiyete, korku, endişe gibi duygulanımlar oluşabilir ve kişi bunlarla baş etme konusunda güçlük yaşadığında çoğunlukla öfke hisseder. Kanser hastalığı, uygulanan tedavi planına bağlı olarak bireyler arasında farklılık gösterse de genel olarak hastanın günlük hayatının akışını, işlevselliğini, meslek, aile ve sosyal yaşamını, cinsel hayatını, beslenme düzenini, ilişkilerini doğrudan etkilemektedir. Bunun yanı sıra çoğunlukla bireyde önemli bedensel değişimler (saçların dökülmesi, tedavinin yan etkilerine bağlı bazı işlevsel kayıplar, vb.) görülür. Bireyin yaşamındaki bu değişimleri kabullenerek tedaviye uyum sağlaması her zaman kolay olmamaktadır. Hastanın tanıyı nasıl karşıladığı, ne tür duygulanımların tetiklendiği hastadan hastaya farklı olabilir. Bireyin gelişimsel hikayesi, aile içi ilişkileri, duygusal bağlarının sağlamlığı ve psiko-sosyal destek kaynakları hastanın tanıyı kabullenmesinde, hastalığı ve tedavi sürecini karşılama şeklinde önemli bir rol oynar. Yalnızca hastalığa ve tedaviye bağlı tepkisel olarak gelişen birçok psikolojik zorluk da yaşanmakta ve süreç içerisinde psikiyatrik bozukluk olarak sonuçlanmaktadır.

Kanser hastalarında; tanı, tedavi ve hastalığın ileri dönemlerinde duygu durumuna yönelik farklı ruhsal ve davranışsal belirtiler görülebilir. Bu belirtilerin bir kısmı oluşan yeni duruma uyum için olabilir. Bu tür belirtiler bu hastalık sürecinde beklenen tepkilerdir. Ancak bozuk ve uyumu bozan tepkiler söz konusu olduğunda Merkezimizde Psiko-onkoloji alanında deneyimli terapistler tarafından psiko-onkolojik destek verilmektedir.

Kanser tedavisi gören hastalarımıza ve yakınlarına yönelik psikolojik ve psiko-sosyal destek hizmetleri altında terapi hizmeti vermektedir. Hastaların yanı sıra hasta yakınlarını da içine alan bu süreçte karmaşık duygu ve düşüncelerin yer aldığı bir dizi psikolojik evre mevcuttur. Bu evreler sırasıyla;

ü Şok

ü İnkar, redetme

ü Öfke. Kızgınlık

ü Pazarlık

ü Depresyon , Anksiyete

ü Kabullenmeme

Bu duyguların yoğunluğu ve miktarı kişiden kişiye değişkenlik gösterir. Bu duygusal süreç hasta ve hasta yakınlarının yaşam kalitelesin de düşüşlere neden olabilmektedir. Yaşanılan bu negatif duygu ve düşüncelerden kurtulmak, keyifli vakit geçirmek ve sosyal paylaşımda bulunmak hastaların psikolojisini olumlu yönde etkileyebilmek için psiko-onkolojik destek hizmeti kapsamında danışanlarımız ve yakınları ile işbirliği içerisinde yapılan çalışmalar danışanlarımızın yaşam kalitesini artırmaktır.

Kanser tedavisi sürecinde psikolojik destek gerektiren durumlar şunlardır;

ü Hastalığı inkar süreci

ü Yoğun kaygı ve karamsarlık

ü Uyku ile ilgili problemler (uykusuzluk ,fazla uyuma ,uykuya dalma ve uykunun bölünmesi

ü İştahsızlık, kilo kaybı

ü Hayattan tat alamama ve mutsuzluk hali,

ü İsteksizlik hali, motivasyon eksikliği

ü Sosyal destekten yoksun olma hali

ü Sosyal destekten sıkılmış olmak

ü Öfke ve endişe atakları

ü Alınganlık fazla kırılganlık hali

ü Uyum problemleri

ü Aşırı kontrol ihtiyacı

ü Ölüm korkusu

Kanser hastaları için, kanserin psikolojilerine yansıması da çok önemlidir. Kanserin yaşamı tehdit eden önemli bir hastalık olması, hasta kadar hasta yakınlarını da psikolojik yönden oldukça etkilemektedir. Hasta için gelecek kaygısı, yaşam ideallerinin tehdit altında olması, güç ve kontrolün her şeye yetmeyebileceği gerçeği, sosyal rollerin değişimi, organ kaybı ya da saç kaybı yaşama gibi beden imajı değişiklikleri, bağımlı ve muhtaç olma hisleri hastayı ve hasta yakınlarında endişeye sebep olur. Hastalığın etkilediği organa göre; biyolojik etkileri, hastalık algısı ve tetkik süreçlerinin yorucu psikolojik etkileri, tedavilerin yan etkileri nedeniyle de ruhsal sıkıntılar yaşanabildiği bilinmektedir. Bu süreç yalnızca kanser hastası değil, kanser hastasının tüm yakın çevresinin de yaşadığı bir ruhsal krizdir.

Arayınız...